Demiri Neyle Kesebilirim? Düşüncelerden Esprilere: İzmirli Bir Gençten Cevap
Bunu yazarken “demiri neyle kesebilirim?” sorusunu düşündüm. Hemen kafamda şöyle bir senaryo belirdi: Evde bir şeyleri tamir etmeye çalışan, ama elinde çekiçten başka hiçbir şey olmayan bir adam. Kendine güveniyor, ama bir yandan da nasıl bir çelişki içinde olduğunu fark edemiyor. “Demir kesmek için illa da güçlü olman gerekmiyor ki!” diye hayıflanıyor, tabii ki her şeyi kendisi çözeceğine inandığı için.
İşte, bu yazıyı yazmamın tam sebebi de bu “demiri neyle kesebilirim?” sorusunun bende uyandırdığı düşünceler. Gündelik hayatımızda karşılaştığımız ufak sorunları çözmeye çalışırken, bazen işler tam anlamıyla karmaşaya dönüşebiliyor. Ben de, tam bu noktada devreye mizahımı sokmak istedim.
Demir Kesmenin Gerçekten Kolay Yolları Var mı?
Hadi gelin, demir kesme işini mantıklı bir bakış açısıyla ele alalım. Gerçekten, demir nasıl kesilir? Ah, evet, teknoloji harikası aletler var: Metal testeresi, plazma kesici, hatta lazer teknolojisi… Ama ben, her zaman “bunu en basit yoldan nasıl çözebilirim?” diye düşünen bir insanım. İşte iç sesim devreye giriyor:
İç ses: “Abi, demirle uğraşacaksan, doğru alet kullanmak gerekir. Yoksa ne yapacaksın? Çekiçle kesmeye mi çalışacaksın?”
Evet, evet… Çekiçle demir kesmeye çalışmak, tek başına komik bir fikir gibi gelebilir ama, hadi durumu bir de normal bir insan bakış açısıyla düşünelim. Gerçekten, bazen en basit araçlarla en karmaşık sorunları çözebileceğimizi düşünüyoruz, değil mi? Ama demir… o iş biraz farklı.
Çekiçle Demir Kesmek: Hayallerin Çöküşü
Bazen elimde bir çekiç, bir tornavida, ve büyük bir güvenle başlıyorum işe. “İyice vur, belki kırılır!” diye düşünüyorum. Ama tabii ki kırılmıyor. Demir dediğin şey öyle kolayca kırılacak bir madde değil.
İç ses: “Güzel, şimdi bir de çekiçle demir kesmeye çalışıyorsun. Belki de demirin sana ders vermesi gerekiyordur. ‘Ben bir metalim, sen ne yaparsan yap!’ diyor gibisin.”
Yani, demirle savaşmaya başlamak bir seçenek olabilir. Ama bir süre sonra fark ediyorsun ki, hem sen yoruluyorsun hem de demir orada, seni hiç takmadan dimdik duruyor. Çekiçle bir şeyler yapmaya çalışmak, adeta bir hayat dersi gibi! Neyse, hemen çözüm arayalım.
Metal Testeresi: Arkadaşım mı, Düşmanım mı?
Birkaç gün önce, “Tamam, artık demiri kesmek için ciddi bir çözüm arayalım” dedim ve metal testeresi aldım. Gerçekten de işin içinde biraz daha profesyonel olalım dedim. Ama işin aslı, bu testerede de her şey beklendiği gibi gitmiyor. Başlangıçta her şey çok güzel. Testeremizi yerleştiriyoruz, ilk birkaç darbe güzel. Ama sonrasında bir bakıyorsunuz ki; testeremiz, demiri kesmektense sanki sizin sinirlerinizi kesiyor.
İç ses: “Bunu, gerçekten, demiri kesmek için mi kullanıyorsun? Bir şeyler ters gidiyor!”
Ve işte o an, testereyi biraz fazla güçlü tutmaya başlıyorum. Ama nedense, metalin yerine, testerenin dişlerinin bir kısmı yerinden çıkmaya başlıyor. Yavaşça, fark ediyorum ki, benim profesyonel aletim, profesyonel işler için değilmiş. O zaman ne yapmalı? Çekiçle kesememiştim, testerede bıçak gibi kesmiyor. Peki, başka çözüm önerisi var mı?
Biraz Kafayı Dağıtmalıyız: Bir Çözüm Var mı?
Yavaşça, başka bir çözüm önerisi düşünüyorum: “Evet, evet… demir kesme işini ertele, biraz kafanı dağıt!” diye düşünüyorum ve İzmir sokaklarında yürüyüşe çıkıyorum. Bir yandan kafamda sürekli dönen demir, testere ve çekiç gibi aletlerle ilgili düşünceler var. Ama bir yandan da şöyle düşünmeye başlıyorum: “Hadi gel, kafayı toparla, belki bir kahve molası iyidir!”
O an, İzmir’deki küçük kafelerden birine giriyorum. Siparişimi verdikten sonra, bir köşede, başka bir grup genç arkadaşımdan bahsedilen bir konu duydum. “Demir kesen adamı kimse takmaz, demirle yüzleşip kaybedenler herkesin gözünde kahraman olur!” diyordu biri. Durumdan memnun olduğumu düşündüm: Hayat, demirle değil, insanlarla kesilir!
Arkadaş: “Vallahi ben demiri kaybediyorum, her şeyi testereyle kesmeye çalıştım ama başaramadım!”
Haa! Sadece testereyle değil, demir de kesilmez. İzmir’in kafesinde, bu küçük sohbet bile bana moral verdi.
Sonuç: Demir Kesme Değil, Hayatla Dalga Geçme Zamanı
Bir noktada fark ediyorum ki, demir kesmenin binlerce yolu olabilir. Ancak biz bazen o yolu bulmak yerine, başkalarının “işi nasıl çözdüğünü” görmekte sıkıntı yaşayabiliyoruz. Zaman zaman demirle, zaman zaman hayatta karşılaştığımız zorluklarla nasıl başa çıkacağımızı düşündükçe, bir de bakıyorum ki; aslında demiri kesmek, hayatla dalga geçmekten başka bir şey değil.
İç ses: “Demiri neyle kesebilirim, dersen… Aslında, her zaman başka bir çözüm yolu vardır, ama biz hep doğru olanı bulmak yerine eğlenceli olanı seçiyoruz.”
Bazen işler yolunda gitmeyebilir. Ama demirle mi, hayatla mı? Önemli olan o anın tadını çıkarabilmek. Hem, İzmir’in eğlenceli sokaklarında, demirle savaşırken, kahkahalarla çözüm aramak, aslında daha iyi bir yol olabilir.
Bir Sonraki Yazıya Kadar: Demir Kesmenin En Güzel Yolu
Demir kesmek için belki de biraz daha bilgili ve doğru aletlere sahip olmamız gerekiyor. Ama bir noktada şunu da unutmamak lazım: Her zorluk, kendi içinde bir komedi barındırır. Demir, testere, çekiç… Hayatındaki zorluklar ne olursa olsun, biraz eğlenmeyi unutma!
Neyse, bir dahaki sefere belki de doğru aletle, daha sağlam bir çözümle geliriz!