Biyoçeşitlilik Bozulursa Ne Olur? Küçük Bir Kıyamet Senaryosu
İzmir’de sabahları kahvemi yudumlarken, bir yanda kuşların cıvıltısı, diğer yanda trafik gürültüsü… Tabii, kuşlar biraz daha sakin, trafik ise bana en güzel sabah stresini veriyor. Neyse, konuya gelelim. Geçen gün, biyoçeşitliliğin ne kadar önemli olduğu üzerine bir sohbet açtım. Ama tabii, “biyoçeşitlilik bozulursa ne olur?” gibi bir derin konu açınca herkesin gözleri birden dondu. Arka planda, beynimde hızlıca bir şeyler çark etti: “Eğer biyoçeşitlilik bozulursa, biz ne oluruz?” Ya da daha doğrusu, biyoçeşitlilik bozulursa ne olur ki, diye düşünüyorum.
Biyoçeşitlilik Bozulursa Ne Olur? Bence Çılgınca Bir Kıyamet Senaryosu!
Öncelikle şunu belirteyim: Biyoçeşitliliğin bozulması, dünyanın sağlıklı işleyişinin bozulması demek. Yani, oturduğum kafede kahvemi yudumlayıp sosyal medya paylaşımlarımı yaparken, aslında biyoçeşitliliğin kaybolması yüzünden gelecekte robot garsonlar, her yeri betonlaşmış çöller ve daha fazla kuşsuz sabahlar olabilir. Kim bilir, belki bir gün sabahları uyandığımda balkona çıkıp, “Bugün neyle besleneyim?” diye sorarım. Artık markette ne bulursam o olacak çünkü hiçbir şey organik değil! Tıpkı eski arkadaşım Burak gibi, bazen ne yediğini bilmediği için hayatta gittiği yerlere sinyali kaybolur, öylece kaybolur.
Biyoçeşitlilik Kaybolursa, Ne Olur? İşte Olanlar:
1. Kuşlar Sessizleşir, Hayat Duygusuzlaşır
Biyoçeşitlilik bozulursa ne olur, diye soruyorsanız, cevabım şudur: Kuşlar bir sabah uçamaz, çiçekler solar. Gerçekten. Düşünsenize, sabahları kuşların cıvıltısıyla uyanamamak nasıl bir şey olur? O sabah o kuşları duymadığımda, içimi bir karamsarlık kaplar. Tıpkı Burak’ın eve geç kaldığında, cep telefonunun sesini duymadığımda ruh halim gibi… Sessizlik. Hah, işte o zaman anlarım ki bir şeyler yanlış gidiyor. Bu biyoçeşitlilik kaybolursa, insanlar daha stresli, daha mutsuz olur. Gözümüze hep aynı manzara gelir, her şey gri olur. İnsanın içindeki renkler azalır. Biyoçeşitliliğin kaybolmasıyla birlikte dünya solgunlaşır, o kadar!
2. Yiyecek Kıtlığı Başlar
Şimdi, hadi biraz daha somut bir örneğe geçelim. Benim gibi yemek yemeyi seven biri için bu durum hiç hoş olmaz. Ne bileyim, mesela sabahları yumurtamı organik tavuklardan alıyordum, ama biyoçeşitlilik bozulursa ne olacak? Birden “süpermarketin” raflarında, satılan her şeyin kimyasal bir versiyonu çıkacak. Domateslerin tadı bir süre sonra plastikleşecek. Yani, düşünsenize, tatlar kaybolduğunda hayat ne kadar tatsız olur! O zaman kim bilir, belki sabah kahvemi “kimyasal” bir tatla içeceğim. Eh, hani o kıtlık falan da olabilir ya, birileri şu aralar ‘gıda savaşları’na başladılar bile, sağ olsunlar.
3. Yaban Hayatı Yok Olur, Düşünsenize!
Yabani hayvanlar, kuşlar, arılar… Bu sefer işler çok ciddi. Eğer biyoçeşitlilik bozulursa, doğadaki tüm bu sevimli yaratıklar birer birer kaybolmaya başlar. Ne zaman bir kuş cıvıldasa, şaşırır hale geliriz. “Aaa, bir tane kuş gördüm! Nereden çıktı bu?” diyeceğiz, sanki uzaydan inmiş gibi. Hayatımıza neler gelecek? Kim bilir, belki de çocuklarımıza anlatmak zorunda kalırız, “Bir zamanlar yeryüzünde arılar vardı, insanlar bal yiyordu.” O zaman nasıl bir korku filmi olur, bilemiyorum! Şu anda bile, köpeğimi parka götürürken arıları biraz fazla ciddiye alıyorum. Gelecekte bu parklar boş olacak, çünkü biyoçeşitlilik kaybolacak. Gerçekten mi?
Biyoçeşitliliğin Kaybolması: Bir Adım Sonraki Durumda Neler Olabilir?
Burada biraz hayal kuruyorum: 10 yıl sonra, “Biyoçeşitlilik kaybolursa ne olur?” sorusuna şöyle cevap verebiliriz: “Bütün dünya tek bir şey haline gelir, tek tip her şey!” Artık çeşitlilik yok, sadece aynı bitkiler ve aynı hayvanlar. Doğa yalnızca birkaç türe bağlıdır. Peki ya insanlar? Belki de kıtlık ve çevre felaketleri yüzünden, şehirlerimiz birer beton ormanına döner. “Yine mi yağmur?” diye çıkardığım o eski laflar, suya düşecek. Haa, bir de kışın yazdan sıcak oluyor ya, o da tam olacağı gibi… Kısacası, biyoçeşitliliğin kaybolması, insanın hayatını tekdüze, sıkıcı bir hale getirecek. Ama tabii ki şu an buna ne kadar uzak olduğumuzu bilerek, üzülmeden de edemiyorum.
Sonuçta, Biyoçeşitlilik Bozulursa Ne Olur? Gülüp Geçmek Mümkün Mü?
Sonuç olarak, biyoçeşitlilik bozulursa ne olur, gerçekten merak ediyorum. Kuşlar, arılar, ağaçlar ve tüm o doğal güzellikler kaybolursa, dünya bambaşka bir yer olur. Gerçekten, biraz korkuyorum. Ama aynı zamanda biyoçeşitliliğin kaybolmasına engel olmak için atılacak adımlar da var. Yani belki de bu yazıyı okuduktan sonra, “Evet, ben de bir şeyler yapmalıyım!” diyerek, doğaya daha duyarlı olabilirim. Kim bilir, belki de bir gün kuşlar geri gelir. Eğer gelmezlerse de, belki de bu yazıyı tekrar okurken gülümseyerek hatırlayacağız: “Bir zamanlar kuşlar vardı!”